Çevre Kirliliği

26.08.2010

 

Türkiye'de çevre kirlenmesinde öncelikli yeri olan atıksuların, çevrenin kirlenmesi konusundaki payı 1990'lı yılların başları itibarı ile artmıştır. Buna paralel olarak evsel ve endüstryiel nitelikli atıksuların arıtılması gerektiği konusundaki bilinç de artmıştır.


Ancak atıksuların tamamının tekil arıtma tesislerinde arıtılması gerek ekonomik gerek teknolojik gerekse alt yapı yetersizliği gibi sebeplerle mümkün olamamaktadır. Çok az miktarda atıksu üretilen bir işyerinde ilk kurulum maliyeti, işletilmesi ve diğer giderler dikkate alındığında atıksu arıtma tesisi kurulması ekonomik bulunmamaktadır. Ya da arıtılmış atıksuyun deşarj edileceği bir alt yapı tesisinin bulunmadığı yerlerde atıksu arıtma tesisi kurmak imkansızlaşmaktadır. Bir diğer örnek kısa süreli inşaat şantiyelerinde görülebilmektedir. 8 ay gibi bir süre devam edecek bir inşaat çalışmasından kaynaklanacak olan atıksuların arıtılması için arıtma tesisi yatırımı yapmak uygun bir çözüm gibi görünmemektedir. Buna  tekil arıtma tesislerinde arıtılması oldukça maliyetli olan atıksular da eklendiğinde, atıksuların ORTAK ARITMA TESİSLERİNDE bertarafı önem kazanmaktadır.


Evsel ve endüstriyel atıksular, biyolojik arıtma tesislerinden ve kimyasal arıtma tesislerinden kaynaklanan arıtma çamurları bertaraf tesislerine bu konuda gerekli tüm izin ve ruhsatlara sahip vidanjör araçları ile bertaraf tesislerine taşınmaktadır.